Bu yaz için ayşeyle buluşma mekanımız belli oldu: beylerbeyi, Dün ayşeyle orda buluştuk, aman allahım ne kadar güzel bi yer, çok kalabalık da değildi korkutacak kadar tenha da değildi..günbatımından önce oturduk Roberts Cafeye, süper bi masa bulduk, tam deniz manzaralı..Sonra da hava karardı, ışıklar yandı, ayrı bi güzel oldu ortalık. Yaz akşamlarını sahilde serin serin geçirmek için gidilesi oturulası yer.
(Ayşe senin için de dua etmeye başladım)
yaşasın lomo
Analog fotoğraf çekmeyi özlemişim, lomo ile biraz işte biraz da küçük çamlıca korusunda fotoğraf çektim. Sonra bizim evin yakınındaki mahalle fotoğraçısında yıkattırdım, ve işte sonuçlar..
Lomo ile fotoğraf çekmek için ortamın aydınlık olması gerekiyor, ofisimiz her ne kadar aydınlık olsa bile yetmemiş, o fotoğraflar karanlık..
Küçük çamlıca korusunda da balık gözü çekerken orta kısma yol koymak biraz anlamsızmış onu farkettim. ve işte örnekler:





Lomo ile fotoğraf çekmek için ortamın aydınlık olması gerekiyor, ofisimiz her ne kadar aydınlık olsa bile yetmemiş, o fotoğraflar karanlık..
Küçük çamlıca korusunda da balık gözü çekerken orta kısma yol koymak biraz anlamsızmış onu farkettim. ve işte örnekler:





lomo
Ayşe blur fotoğraf demişti, ama ben sanırım blur blur çok seviyorum. Lomografi akımına ben de daldım. Bugün Holga fotoğraf makinası siparişi verdim. Holga deyince tabi benim aklıma ilk önce Helga geliyo ama olsun. Fisheye da olucak, gelsin bi an önce, deneyeyim. Aslında 4 lü objektifi de denemek isterdim, ama o da başka bi bahara artık:)
star wars

Beş yıl aradan sonra yeniden tüm seriyi izledim, ilk izlediğimde 4 ten başlamıştım, 5 özlelikle büyülemişti beni, ama yine de hepsine hayran kalmıştım. Şimdi 1 den başlayarak izledim, 4 e gelince 4 çok vasat geldi. Çünkü 1,2,3 te jedi knights inanılmaz etkileyici bir şekilde anlatılıyor, onun üzerinde yoğun bir vurgu var, hem felsefesi hem de yetenekleri yüzünden izleyen herkesin jedi olası geliyor, hatta amerikada 1. filmle beraber Anakin ismi yaygınlaşmış, halbuki Anakin dark side'a geçiyor. 4 te mesela Kenobi ile Darth Vader'ın ışın kılıcı savaşları çok komik, 2 tak tuk derken Kenobi güce dönüşüyor. 5 gerçekten çok iyi, Lucasın yönetmemesi gerçekten iyi olmuş. 6'da da Yoda'nın şaşı olduğunu farkettim çok güldüm. 6. filmde de gereksiz bi sürü sahne var, yine de o dönem için iyidir deyip kabullenelim. Klon askerleri de çok komik, normalde hepsinin robot gibi hareket etmesi gerekiyor, içlerinde insan odluğu için hoplayıp zıplayanlar oluyo:) Hatta Darth Vader de bile karizma yok, ne biçim maske o? Bi de 4te çok ezik yapmışlar, askerlerin yanında biel böyle bi korkak duruyo, askerler bununla dalga geçebiliyor. Ama seri boyunca değişmeyen şey Yoda, 1,2,3te de baya bi aynısını yapmışlar. 2. filmdemiydi Yodanın ışın kılıcı kullanması çok şekerdi, boyu kadar kılıçla zıp zıp zıplıyo.
Star wars serisini üstüne Jumper diye bir film zileyip, ya bu çocuk kimdi çok tanıdık geliyo dediğime ben de inanmıyorum ama işte Anakin Skywalker'mış. Natalie Portman ise çok şanslı kesin arkasında birileri var, zaten İsrail doğumlu. Tamam yetenekli olabilir ama Leon, Star Wars, V for Vendetta, Closer. Tamam kabul ediyorum kıskandığım için şanslı diyorum.
Yeni bir üçlemeyi iple çekiyorum, yeni jedi'lar olsun. Tabi imparatorluktan şimdi cumhuriyete geçmiş oldular, cumhuriyet için de kötü yönetim olduğu sürece hiç bi yönetim şekli iyi değildir konulu bir film çekilebilir.
May the force be with you. May the Star Wars be with you.
sır
Anlatmamam gereken şeyleri bazen içimde tutamayıp anlatıyor muyum? Tamam bazen oluyor, genelde de bunu anlayıp sonra da pişman oluyorum. Çok bişey anlatmadım aslında bişey olmaz di mi yok yok bişey olmaz..100 kere bişey olmaz desem bişey olmaz di mi?
Paul Newman
kulaklık
kulaklıkla şarkı dinlerken böyle kimi şarkılarda şarkıya eşlik etme isteği çok duyuyorum. ama çevremdekileri rahatsız etmemek için susuyorum. örnek: servis ortamı. kulaklığı icat eden niye ses için de şey icat etmemiş?
az önce bağıra çağıra söylemek istediğim ama sustuğum şarkı: aydilge yollara düşsem (derdimi satsam mutluluk alsam bir rahat olsam hiç yorulmasam der)
az önce bağıra çağıra söylemek istediğim ama sustuğum şarkı: aydilge yollara düşsem (derdimi satsam mutluluk alsam bir rahat olsam hiç yorulmasam der)
fotoğraf kaybettim

İlk defa bir fotoğraf yarışmasına katılayım dedim, aklımda da bikaç fotoğraf vardı. Ama ne yazık ki bulamıyorum. Off off..Düzen tutturamadıktan sonra fotoğraf benim neyime?
İş yerinde envanter testi yaptılar, bişiler kaybeder misiniz, kaybettiğinizi çabuk bulur musunuz gibi sorular vardı, ben de pek kaybetmem kaybetsem de hemen bulurum gibi şeyler işaretlemiştim, bir kere daha testlerde verdiğim cevaplardaki gibi biri olmadığımı gördüm:)
10 dk sonra: fotoğraf bulundu, ama o kadar da iyi değilmiş.
(Bu çiçek fotoğrafı da 2006'dan henüz dia çekiyorken)
okudum da ne oldu dedim
Amin Maalouf kitaplarından; Semerkant, Afrikalı Leo, Doğunun Limanları, Yüzüncü Ad, Tonios Kayası kitaplarını okumuştum. Şimdi geriye dönüp baktığımda; bu kitaplardan hiçbirinin ana düşüncesini bile hatırlamıyorum. Halbuki hepsini de çok beğenerek bir çırpıda okumuştum. Bu hafta sordum bizimkilere o zaman okumamıza gerek var mı niye okuyoruz diye, okumayı bırakmak için belli bir olgunluk gerekiyormuş. Okumaya devam..Hatta Maalouf kitaplarını en başta okuyayım, okudukça hatırlayabilecek miyim merak ediyorum..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
