Escher



Escher'in simetrik çalışmaları inanılmaz bir zekanın ürünü, zaten matematiği sanatın içinde en çok kullanan sanatçıdır kendileri...Sitesinde posterlerinin satıldığı online shop açılmış, en son nuri bilge'nin fotoğraflarından birini satın alıp ayşeye göndermeyi planlamıştım satınala tıkladığımda şok olmuştum, bir fotoğraf 3000€dı, şimdi gene korkarak tıkladım posterler 15€ ye satılıyomuş, derin bir ohh çektim, normal bir fiyata sahip olduğunu görünce..tabi nbc'den de normal baskılar normal fiyatlar bekliyorum..Neyse henüz ben de almadım bu posterlerden önce bi taksimdeki postercilere bakayım, sonra artık..
Bir de bunlardan aslında duvar karosu yapılsa şahane olur, deniz atlı olan banyo için kullanılabilir.

yakamoz

bir yarışmada tüm diller içinde en güzel ses özelliğine sahip kelime "yakamoz" seçilmiş, bir çinliye yakamoz deyince adam heralde hayran kalmaz diye düşünürken en güzel ikinci kelimenin Çince "Hu Lu" olduğunu öğrendim adam hayran kalmış demek ki, üçüncüsü ise luganda dilinden (bu da neyse) Volongoto olmuş, bu kelime biraz torpilli geldi ama olsun:) ayrıca yakamoz diye tek hücrelinin olduğunu aslında ay ışığının denize düşmesine mehtap denildiğini, bu yakamozcukların oluşturduğu ışıktan denizin aydınlanmasının gerçekte yakamoz olduğunu okudum, bunlar nerden mi çıktı, işyeri bize üstün dökmeni getirmişti, seminerde yakamoz kelimesinin birinciliğini anlatmıştı, bir de eşeklerin inatçı olmadıklarına dair beyanları vardı onları henüz internetten doğrulayamadım, meğer o inatçı bildiğimiz eşeğin gözleri çok hassas ve belleği de çok kuvetliymiş bu sayede 200 mtdeki sineği görüp ya da 10 sene önce tökezlediği yeri hatırlayıp durup kalıyormuş olduğu yerde, yani garibim inatçı değilmiş aslında..ben baya bi eğlendim bu seminerde, ama çoğunluk memnun kalmadı, çünkü kimse akıl almak istemiyor, herkes kendini en akıllı görüp, yaşama şeklini de en iyi görüyor..neyse herkes kendi aklına sahip çıksın başka da bişey istemem...sonuç olarak üstün dökmen, cem yılmazdan daha eğlenceli bir 3 saat geçirtebiliyor..zaten arogtan dolayı gıcık oldum cem yılmaza, artık yeni favorim üstün hoca..

unutma


unutmamak için ne yapmam gerektiğini araştıracağım, bunu da unutmamak için buraya yazdım.

mısır apt.

nerde otursam diye büyük düşündüğümde bazen kanyonu bazen de deniz kenarında eski bir yalıyı düşlemişimdir. ama artık mısır apartmanını hayallerime aldım, buranın iki kötü yanı var, daireler artık işyeri olduğu için giren çıkan çok fazla ve beyoğlu artık inanılmaz kalabalık..ama onun dışında ruhu, tarihi, güzelliği ve manzarasıyla benim de bir süre ikamet etmek istediğim bir yer işte..aslında beyoğlundaki binalarla ilgili ya fotoğraf projesi ya da belgesel çekmek güzel olabilirdi. ama işte artık sanat olaylarından elimi eteğimi çekmişim ne yazık ki..beyoğlundaki binalar, ahşap binalarda çıkan yangınlardan ve bu yangınlardan bıkılması sonucu yapılmış olan istanbulun ilk betonarme binaları ama hepsi birbirinden farklı ve güzel...sonrasında da sanırım maçkadaki apartmanlar geliyor..bunların hepsi aslında sanat eseri değerinde (ayşe'nin anlatcak baya bişey vardır bu konuda)..neyse ben nerde oturuyorum kısmet apartmanında, ben burayı da seviyorum..

halı


bir halı öğrenci evinde ne kadar önemli olabilir ki diye düşünmemek lazım gerçekten önemli olabiliyor..babannemin verdiği yaklaşık 1 metrekarelik halımızı gördükçe mutlu oluyorum..halının da doğru düzgün bir modeli de yok, ben zaten bu halıyı babannemin artan iplerden dokuduğunu ip yetmediği için de halının böyle modelsiz bişey olduğunu düşünmüştüm, meğerse babannem gördüğü diğer halıları unutmamak için ilk önce buraya işliyomuş, yani bu halı babannemin model çıkarma halısıymış..hikayesini duyunca daha da çok sevdim bu halıyı..

kabaktan karpuz

bu karpuza taktım, çünkü karpuz tüm zorluğuna (taşıması, saklaması, kesmesi) rağmen en sevdiğim meyvedir, üreticiler karpuzdan daha çok verim alabilmek için karpuzu kabağa aşılıyorlarmış, dolayısıyla kabak tadı veren, kabak gibi bi sürü çekirdeği olan karpuzlar yetişiyor, üretici memnun, çünkü onlar için nitelik değil nicelik önemli..
kapitalizm yüzünden kötü karpuz yemek zorunda mıyım?

küp karpuz

kktcdeki bir tüp bebek merkezinin müdürü olan doktorun röpörtajını okudum, adam güzel annelerin yumurtalarının bilmem kaç bin dolara satıldığını anlatıyodu..güzelliğin zekadan daha önemli olduğu düşünülüyor bu da mantıklı aslında bi insanın güzelliği kısa sürede her türlü insan tarafından farkedilebilir ama zekanın farkedilmesi o kadar basit olmuyor. dolayısıyla herşeyi şekilsel olarak iyi yapmaya çalışıyoruz, karpuzu da güzelleştirdik küp yaptık, tamam buzdolabına yerleştirmesi daha kolay olur kabul ama bu meyveler doğal ortamlarında yetişmiş meyveler kadar lezzetli oluyor mu ondan haber verin.. dışını cilalıyoruz içini boşaltıyoruz...
ps: küp karpuz yapabilmek için genetiğiyle oynanmıyor olabilir emin değilim ama genetiğiyle oynanmasına karşıyım..